Diğer

Biyoyakıt

Biyoyakıtlar daha evvel yaşamış organizmalar veya bu organizmaların metabolik çıktılarından üretilmektedir. Petrol, kömür gibi doğal yakıtlar veya nükleer yakıtlardan değişik olmak üzere, yenilenebilir enerji kaynaklarından birisidir.

Biyokütleler de, petrol ve kömür gibi, güneş enerjisinin depolanmış cinsidir. Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutmaktadırlar.

Biyoyakıtların içerisindeki karbon, bitkilerin havadaki karbondioksiti parçalaması sonucu elde edildiği için, biyoyakıtların yakılması, dünya atmosferinde net karbondioksit artışına neden olmaz. Bu nedenle, pek çok insan, atmosferdeki karbondioksit miktarının artışına engel olabilmek için, fosil yakıtlar yerine biyoyakıtların kullanılması gerektiği görüşünü savunmaktadırlar.

Biyoyakıt elde etmek için genel olarak yetiştirilen tarım ürünleri şunlardır:

Türkiye’de aspir

Brezilya’da şeker kamışları

ABD’de mısır ve soya fasulyesi

Avrupa’da keten tohumu ve kolza

Asya’da hurma yağı

Hindistan’da jatrofa

 ➡ Türkiye Biyokütle Potansiyeli:

Ülkemiz biyokütle potansiyeli açısından zengin kaynaklara sahiptir.  1984 yılı istatistiklerine göre, kuru tarımsal atıklar, yaş tarımsal atıklar, hayvansal atıklar, orman ürünleri, odun atıkları ve şehir çöpleri gibi atıklardan elde edilebilecek enerjinin 17,2 MTEP olduğu hesaplanmıştır.

 ➡ Biyoyakıt Çeşitleri

Özellikle tarımsal ürünler önemli bir biyokütle enerji kaynağı oluşturmaktadır. Türkiye‘de 1997 yılı itibariyle buğdayın 9,34 milyon hektar alanda üretimi yapılmakta ve yılda 18,650 milyon ton buğday elde edilmektedir. Arpada bu değer 8,2 milyon ton olmaktadır. Yulaf, çavdar, pirinç ve kuşyeminde ise sırasıyla 280000, 235000, 165000 ve 275 ton ürün sağlanmaktadır.

Şeker pancarı ve patateste ise yılda, elde edilebilecek katı artık miktarı, şeker pancarında 1,34-1,4 milyon ton ve patateste 522-617 bin ton arasında olmaktadır.

Yağlı tohumlar incelendiğinde, sırasıyla soya, aspir ve kolza bitkisinde üretim miktarları 40 000, 65 000, 10 000 ton olarak gerçekleşmiştir.

 ➡ Biyokütle Nasıl Yakılır

Doğrudan yakma biyokütleden ısı üretmek için en basit yöntemlerden biridir. Bu yöntemde verimli sonuçların alınması için küçük parçalara ayırmak, öğütmek, kurutmak veya briketlemek gibi bazı önişlemlere tabi tutulmalıdır. Biyokütle fazla miktarda nem içeriğine sahip olduğundan yakma yapılmadan önce neminin giderilmesi gerekir. Biyokütle örneklerinin yoğunlukları küçük değerlerde olduğu için taşıma sırasında problemler de ortaya çıkabilir. Bu sebeple direk yakma çok pratik değildir

 ➡ Pirina Yakıtının kullanım alanları :

Günümüzde pirinanın kullanım yerleri; ekstraksiyon fabrikalarında, zeytinyağı üretim bölgelerinde zeytinyağı fabrikalarında sıcak su kazanlarında, Pirina yağı fabrikalarında sistem için gerekli sıcak su ve buhar temininde, kireç ocaklarında, merkezi kalorifer sistemlerinde ve sanayi kuruluşlarında buhar, kızgınyağ kazanlarında yakıt olarak kullanılmaktadır.

Değişik yakma sistemlerinde pirina yakılarak yapılan emisyon ölçümlerinde, yüksek oranda karbonmonoksit emisyonunun çıktığı bu şekliyle Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’ ne uygunluğunun mümkün olmayacağı, düşük kükürt, kül içeriği ve sahip olduğu 4000- 4500 kcal/kg’lık ısıl değerinden dolayı yakıt olarak kullanılmasının uygun olacağı belirtilmiştir.

Analiz sonuçlarına göre; orijinal bazda %72-81 oranında uçucu madde, %13-17 oranında sabit karbon, %4-10 oranında kül, %0.1 oranında kükürt içerdiği ve alt ısıl değerinin 3922-4445 kCal/kg arasında değiştiği belirtilerek, şehirlerimizde hava kirliliğinin azaltılması amacıyla 23 kullanılan linyit kalitesine (alt ısıl değer 4000 kCal/kg’dan yüksek, kükürt içeriği %1’den düşük, kül miktarı % 20’den az linyitler) uygun bir yakıt olduğu belirtilmiştir.

Ancak raporlarda dikkat çeken bir nokta, pirinanın yüksek oranda uçucu maddeye sahip olması ve bu uçucu maddenin deneme çalışmalarında orta sıcaklıkta (350-500°C) yanma tamamlanmadan baca gazına karıştığının tespit edildiği, tam yanma sağlanmadığı için karbon monoksit emisyonu ile birlikte eksik yanma ürünü olan PAH emisyonlarının da oluştuğu ve klasik yakma sistemlerinin bu yakıtın yanmasına uygun olmadığıdır.

Pirinanın ülkemizde klasikleşmiş eski teknoloji ürünü kazanlarda yakılmasına izin verilmesi durumunda hem önemli miktarda enerji kaybı olacağı hem de nitelikleri çok iyi bilinmeyen eksik yanma ürünü kirleticilerin atmosfere verileceği belirtilerek, pirinanın yakıt olarak kullanılmasının izninin, ileri teknolojili (ön ısıtma/gazlaştırma; mekanik besleme vb) yüksek yakma bölgesi sıcaklığına ve bu sıcaklıkta yeterli bekleme süresine sahip, art yakıcılı ve etkili toz filtreleri olan tesislere verilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir